2022 Erciyes Ultra Sky Trail Yarış Raporu

Kayıt

Mart ayında Nif Trail’de 40K parkurunu ve Tahtalı Run To Sky’ın 27K parkurunu tamamlayınca daha uzun sürecek bir parkuru denemeye karar verdim. Bu vesileyle geçen sene 12K parkurunu koştuğum Erciyes Sky Trail’de ilk ultra maratonumu koşmaya karar verdim. Şansıma tam da benim gibi ilk kez ultra maraton koşacaklara çok uygun bir 45K parkuru bu sene açılmış. O yüzden gidip 64K parkuruna kayıt oldum. Haha. Geçmiş sonuçlara baktığımda parkuru 10 saat altında bitirebilirim diye düşündüm ve koşmuşken dağın tamamını dolanmak istedim.

Parkur

Erciyes 64K parkuru toplamda 3000m+ tırmanış içeren teknik bir dağ parkuru. Parkurun coğunluğu 2000m üzeri irtifada geçiyor. Parkurda geçmek için ellerimizi de kullanmak zorunda olduğumuz kısımlar mevcut.

Antrenmanlar ve Hazırlık

Yarışa mayısın son haftasından itibaren hazırlanmaya başladım. Piramit antrenman programı uygulamaya çalıştım ama süre çok kısıtlı olduğu için (bir aydan biraz fazla) piramitim çok dik bir tablo izledi. Peak haftamda 95km ve 4650m yükseklik yapmışım.

İlk kez bu kadar uzun bir mesafe koşacağım için hızdan ziyade endurance antrenmanları yaptım. Her haftaya back to back uzun koşular koydum. Koşu hacmimin düşük olduğu haftalarda yüzme ya da bisikletle cross training yaptım. Haftada bir ya da iki kere yaptığım intervalleri pek ağır yapmadım. Ağırlıklı olarak 2. nabız bölgesinde vakit geçirdim diyebilirim.

Bu antrenman programında çok zorlandım. Önceki yarışlardan kalan diz ağrılarım ve sol bacağımdaki ağrı beni çok zorladı. Bunun yanında da koşu hacmim arttıkça yorgun hissetmeye başladım. Sabahları yorgun uyanıyordum. Sürantrene olmadan süreci tamamladım. Bu sürecin sonunda dayanıklılığımın arttığını ama hız olarak gerilediğimi düşünüyorum. Önceki yarışlarıma göre bir anda mesafeyi çok arttırmanın sonucu olarak böyle bir bedel ödemek mecburiydi sanırım.

Yarıştan bir önceki hafta kaçkarlara tatile gittim. Benim tatil anlayışım dere tepe koşmak/yürümek olduğu için araya yüksek irtifa antrenmanları sıkıştırabilmiş oldum.

Strateji

İlk kez bu kadar uzun koşacağım için bu yarışta çok rekabetçi davranmamaya karar verdim. Nabzımı çoğunlukla 150-160 arasında tutacağım, arada 160 üzerine esnemesine izin vereceğim. Vücudumun tepkisine göre daha yavaş ya da daha hızlı da gidebilirim.

Yarım saate bir 30 gram CHO almayı planlıyorum. Yanıma iki tane de 150mg kafein içeren jellerden alacağım çok yorgun hissettiğim anlar için.

Hedefler

  • Yarışı 9 saat altında bitirmek
  • Yarışı 10 saat altında bitirmek

Yarış Sabahı

Yarış sabahı bir gün önceye kadar ağrıyan dizlerim ve sol bacağım hiç ağrımıyordu fakat nereden çıktığını anlamadığım şekilde sol ayağımın baş parmak kasları ağrımaya başlamıştı.

Gece iyi uyumuştum ama sabah soğuktan mıdır yoksa önceki gün yaptığım yürüyüşlerin yorgunluğundan mıdır bilmiyorum, biraz ‘tutuk’tum.

Sabah bir bardak kahve içtim, iki tane muz ve bir avuç antep fıstığı yedim.

Yanıma on altı tane WUP jel (30 gr CHO içeren) ve iki tane de OnTheGo kafeinli jel (150mg kafein, 24gr CHO) aldım. İki tane 500ml flaska su doldurdum tekine elektrolit tablet attım. İki elektrolit tableti de yarışta kullanmak üzere yanıma aldım.

Hava 5-6 derece olduğu için yağmurluk ve eldivenimi giyip start alanına gittim.

Yarış

Yarış sisli bir havada başladı. Başlarda biraz tutuktum ama ikinci grupta tutunarak koşuya başladım. İlk CP’ye 1:24:14’te ulaşmışım. Orada ayakkabıma taşlar kaçtığı için ayakkabımı çıkarıp temizlerken biraz zaman kaybettim.

İkinci CP’ye 3:24:03’te ulaşmışım. İkinci CP’deki bir gönüllü arkadaş flaskımın kapağını kaybedince onu arayarak orada biraz zaman kaybettim. Önümdeki grup görüşümden çıkmış oldu. (CP’ye geldiğimde onlar ayrılalı 1-2 dk olmuştu). Yarışta şu ana kadar pek teknik kısım yoktu. Belki peri kartın inişi bu klasmanda sayılabilir ama orası da pek uzun bir kısım değildi.

İkinci ve üçüncü CP arası patika bulunmayan geçişte ağır bir sis indiği için yönümü bulmakta zorlandım. İşaretlemeler hiç görünmüyordu. Saatimdeki harita olmasa orayı nasıl geçerdim bilemiyorum. Buranın devamında da iki tane teknik inişli, ellerin kullanılması gereken kısımlar vardı, oraları da yavaş geçtim.

Üçüncü CP’ye 5:52:20’de ulaşmışım. Orada kendimi fena hissetmiyordum ama yorgunluğu biraz hissetmeye baslamıştım. Mesela CP’ye yaklaşırken yokus aşağı geniş bir yolda kosmama rağmen tempom 5.00’ın altına inmedi hiç. Normalde buraları daha hızlı geçmem gerekirdi.

Üçüncü ve dördüncü CP arası yol yarışın en düşük irtifalı ve en koşulabilir kısmıydı. Yine de yorgunluktan olsa gerek pek hızlı koşamadım ama koşmayı hiç kesmedim.

Dördüncü CP’ye 6:50:06’da ulaşmışım. Bu arada telefon da cektiği için ara ara canlı sonuçları kontrol edip önümdekilere ve arkamdakilere baktım. Bu CP’de arkamdakiyle farkı açmıştım. Önümdekileri ise yakalama imkanım kalmamıştı.

Dördüncü ve beşinci CP arasında irtifa artsa da koşulabilir rahat bir yoldu. Çok çok yavaş koşarken sanırım sekizinci saate doğru bir anda duvara çarpma belirtileri hissetmeye başadım. Gözüm kararmaya, başım hafiften dönmeye başladı. Bir saattir herhangi bir şey yemedigimi farkettim. Hemen yürüme moduna geçip bir normal jel yedim. On beş dakika sonra da kafeinli jeli yedim. Bunlar biraz rahatlatsa da tam toparlayamadım.

Beşinci CP’ye yürüyerek ulaştım. 08:15:17’de. Burada oturup bayağı dinlendim. Beş dakikadan fazla oturmuşumdur. CP’nin bulunduğu yayladaki yörüklerin gönderdiği ayrandan içtim. Kendime gelir gibi olunca tekrar yola çıktım. Tekrar koşmaya başladım.

Beşinci CP ve finish arasi eski lav yarıklari sebebiyle - teknik toplantıda da vurgulandığı gibi - yarışın en zor kısmıydı. Benim de enerjim çoktan tükendiği için bu kısımda çok zorlandım. Sürekli yürüdüm. Zemin koşmaya çok musait değildi(ya da o anda bana öyle geliyordu) ama kesinlikle daha hızlı hareket edebilirdim. Yol boyunca arkamı kontrol ettim ama kimseyi görmedim. Birkaç kez durakladım, ayakkabımdan dikenleri temizlemeye calıştım vs. Çok zaman harcadım ve gerçekten çok zorlandım fiziksel olarak.

En son finishe doğru daha rahat bir yola girip inişe geçtiğimde tekrar koşmaya başladım. Ama yokuş asağı tempom 9-10 km/dk civarıydı. Hiç koşuyor gibi değildim yani. Sonunda finishi gördüğümde çok rahatladım, gözlerim doldu. Neredeyse ağlayacaktım. 11:27:45’te finishe ulaştım.

Bitirince çok rahatladım. Yarım saat onceki enerjisiz durumumla alakam yoktu.

Yarış esnasında on iki WUP jel, iki kafeinli OnTheGo jel, üç elektrolit tablet ve CP’lerde limon dilimleri yedim. Belki CP’lerde daha fazla yiyebilirdim.

Yarış Sonrası Notları

  • Kapasitemin ötesinde bir yarıştı. Bu yarış için antrenmanlarda daha çok koşu hacmim olmalıymış. 7-8 saat sürecek bir parkur tercih etmem daha mantıklı olurmuş. (Evet 45K parkuru)
  • Kayalık ve çalıların, geve dikenlerinin olduğu kısımlarda çok yavaş ilerledim. Bunlara yönelik antrenman yapmam gerekli.
  • Sabah başlayan ayak baş parmağımın ağrısı yarış başında uyuşukluğa döndü ve rahatsız etmedi ama yarıştan sonra daha da kötüledi.
  • Beslenmeyi unutmak ciddi bir hataydı.

Ekler